Bu hafta gezilecek ve görülecek bölgeler köşemizde Yerebatan Sarnıcı’na yer veriyoruz. Yerebatan Sarnıcı nedir, hangi amaçla yapılmıştır, niçin inşa edilmiştir, iyi mi bir mimariye haizdir, Yerebatan Sarnıcı’nın zamanı ile ilgili ansiklopedik bilgiler ve Yerebatan Sarnıcı resimleri/fotoğrafları hakkında bir fazlaca veriyi bu yazımızda bulabilirsiniz.

İstanbul dört yanı tarihle dolup taşan  bir şehirdir. İstanbul uzaktan bakıldığında trafiği, kabahat oranı ve pahalılığıyla göz korkutsa da bir kez havasını içine çekenlerin, burada birazcık yaşama şansı bulanların vazgeçemediği bir yerdir. Adımınızı attığınız her yerde bir medeniyete ilişkin eserler karşınıza çıkar İstanbul’da. Medreseler, camiiler, kiliseler, taş duvarlar, sarnıçlar ve daha pek fazlaca zamanı yapıyı bünyesinde barındırır. İstanbul’u İstanbul icra eden bu tarih kokan binalardır. Kimi ilk inşa edilmiş olduğu günden değişik bir amaçla kullanılırken, kimi hala özbenliğini korumaktadır. İşte Yerebatan Sarnıcı bunlardan biridir.

Ayasofya’nın yanı başlangıcında bulunan sarnıç devrin imparatoru 1. İustinianos tarafınca 6. yy.da yaptırılmıştır. Şehri su ihtiyacını karşılamak maksadıyla inşa edilmiştir. 138 metre uzunluğa ve 64,6 metre genişliğe haizdir. Sarnıçta toplam 336 mermer sütun kullanılmış, bu sütunlar güzel duyu açıdan kuvvetli sütun başlıkları ve kemerlerle desteklenmiştir.
Yerebatan Sarnıcı’na adım attığınızda yüzünüze nemli bir hava çarpar. Basamakları inerken yoğunlaşan bu duygu en alt seviyede artar. Sessiz ve sedasızca su damlalarının sesinden başka bir şey duymazsınız içindeyken. Dört bir yanı gezerken mimarisine fanatik kalmamak elde değildir. Yerde belli seviyede tutulmaya çalışılan sudaki balıklar da dikkatini çeker. Ve normal olarak ışıl ışıl parlayan, 7 milletten insanların istek dileyerek attığı bozuk paralar.

Yerebatan Sarnıcı’nın güneybatı köşesindeki sütunların, kısa gelen gövdelerini yükseltmek için altlarına ilk çağlardan kalan mermer bir anıtın parçaları konulduğu görülebilir.Medusa yada Gorgon başları olarak malum geç antik çağdan kalan bu eserlerin niçin ve ne maksatla buraya getirilmiş olduğu tam olarak bilinmemektedir. Sadece gördüğünüzde fotoğraf çektirme isteğinize hakim olamazsınız. Rutubet sebebiyle renk değiştiren taşların, iyi mi olup yüzyıllar süresince çürümediğini ve yıkılmadığını merak edebilirsiniz. Sarnıç seneler içinde ne olursa olsun yenilenme çalışmalarına doğal olarak tutulmuştur.

Sarnıçta İstanbul Büyük Kent Belediyesi tarafınca kültürel etkinlikler sürdürülmektedir.

Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı İstanbul’daki en büyük kapalı sarnıçtır. Ayasofya binasının batısındaki minik binadan girilir. Sütun ormanı görünümündeki mekanın tavanı tuğla örülü, çapraz tonozludur. Zamanında civardaki bir bazilikadan dolayı bu isimle anılmıştır.

Dosya:Istanbul Basilica Cistern 2009.JPG

Tarihi

Tarihî Yarımada’nın ortasında bulunan Yerebatan Sarnıcı, M.S 542 senesinde Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafınca Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak suretiyle yaptırılmıştır. Suyun içinden yükselen mermer sütunların arasındaki ihtişamından dolayı halk tarafınca Yerebatan Sarayı olarak da anılmaktadır. Yabancı kaynaklarda geçen Basilika (Basilica) isminin ise sarnıcın yakınında bulunan Ilius Basilikası’ndan geldiği rivayet edilir.

Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sütunun altında kural olarak kullanılan iki Medusa başı Roma çağı heykeltraşlık sanatının örneklerindendir. 4. yüzyılaait bu başların hangi yapıdan alınarak buraya getirilmiş olduğu mevzusunda kati bir informasyon olmamakla beraber genç Roma Çağı’na ilişkin antik bir yapıdan sökülerek buraya getirldiği ve sarnıcın inşasında salt sütun kaidesi olarak gerekseme olduğundan kullanıldığı görüşü araştırmacılar içinde genel kabul görmektedir.(Başka bir görüşe bakılırsa de Medusa başlarının birinin yan birinin ise ters cevrilmiş olmasının sebebi olarak çoktanrılı dinden tektanrılı dine geçiş döneminde bunu bir tür ifade şeklinde değerlendirmek mümkündür). Bir söyleyişe bakılırsa ona bakanların taş olmasıdır. Bir başka açıklamaya bakılırsa Jüstinyen Arap ordusunun İstanbul’a doğru yola çıktığını duyduğunda hızla bu sarnıcın yapılmış emrini vermiştir. Bu durumda Arap ordusu kenti kuşatmadan ilkin sarnıcı hızla halletmeye çalışan Bizanslılar için iç dekorasyondan ziyade sarnıcın hızla tamamlanması ehemmiyet taşıyordu. Bu yüzden, sütun kaidesi olarak kullanılan taşların düz ya da ters yada yatık kullanılmasının güzel duyu değerinden ziyade inşa kıymeti şu demek oluyor ki yapının bir an ilkin inşa edilmesi, tamamlanması ehemmiyet taşımaktaydı.

Ikazlar

Rutubet oranı astım hastalarının sağlığı açısından sakıncalıdır.

Dosya:Head of Medusa, Basilica Cistern, Constantinople 01.jpg

Dosya:Head of Medusa, Basilica Cistern, Constantinople 02.jpg

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CLOSE
CLOSE