Kaydi Para Nedir?

Kaydi Para Nedir?

 

 

Kaydi paranın oluşum sürecinin başlangıcı ortaçağ dönemine dayanmaktadır. Devrin ekonomik düzeninde kullanılmakta olan ve para diye vasıflandırılan kıymetli maden altındır. Altının saklanması,taşınması vb. işlemlerin zor olmasından dolayı insanoğlu ellerinde bulundurdukları paraları kısaca altınlarını devrin sarraflarına (dönem içinde sarrafların sıfatları para değiştirici olarak anılmıştır.) emanet etmeye başladılar.

Bu emanet edilen altınlar karşılığında ise sarraflar,altın sahiplerine,üstünde kıymeti yazılı sertifikalar vermeye başladılar ve artık altın temelli sertifika sahipleri gereksinimlerini altın ile değil ellerinde bulunan bu sertifikalar ile karşılamaya başladılar.

Devrin ilerleyen zamanlarında ‘para değiştiriciler’ olarak anılmaya süregelen sarraflar ise oluşan bir durumu farkettiler. Farkettikleri durum ise oldukça ilginçti. Altın sahipleri sarrafların verdikleri sertifikalar ile istedikleri süre emanette duran altınlarını değiştirebilecekleri halde değiştirmiyorlardı ve git gide sarrafların ellerinde bulunan altın stoku artıyor ya da azalmıyordu.

İnsanoğlunun var oluşundan bu yana süregelen hilecilik güdüsüne kapılan sarraflar ise bu durumu farkettiklerinde ellerinde bulunan altın miktarına karşılık gelecek sertifikalardan daha yüksek değerde sertifikaları piyasaya sürmeye başladılar.

Mesela günümüz ölçütleri ile değerlendirecek olursak;10 kilogram altına karşılık 1000 TL kıymetli sertifikanın piyasada dolaşması gerekiyor iken sarraflar farkettikleri durumdan dolayı artık piyasada 10 kilogram altına karşılık mesela 1500 TL kıymetli sertifika dolaşmaya başladı.

Bu iktisat açısından oldukça ciddi bir durumdur ki devrin sarrafları günümüz Merkez Bankalarının görevini kısaca para basma işlevini üstlenmişlerdir. Altına dayalı sertifika sistemindeki altın karşılığı olmadan piyasada dolaşan ve para diye vasıflandırılan bu ‘fazladan’ sertifikalar bir nevi ‘kaydi para’ niteliği taşımaktadır.

Kaydi paranın geçmişi ortaçağa dayanmakla beraber günümüzde mevduat bankaları da bu kaydi para yaratma mekanizmasının etken rol üstlenicilerindendir. Ne şekilde mi ?

Cenk’in üstünde taşımak istemediği ve dolayısıyla herhangi bir bankanın mevduat hesabına yatırmak istediği 1000 TL si bulunduğunu ve bu mevduat bankasının TCMB’ye yatırmak zorunda olduğu mecburi karşılık oranının ise %20 bulunduğunu kabul edelim.

Bu durumda Cenk 1000 TL’sini mevduat hesabına yatırdığını ve paranın yatırılmış olduğu banka da bu paranın 200 TL sini mecburi karşılık olarak TCMB’ye yatırdığını varsayalım.

Cenk’in bankada bulunan parası 1000 TL iken bankada gerçek olarak bulunan miktar artık 800 TL’dir. Peşinden da Mehmet gelsin ve bu bankadan kredi çekmek istesin. 800 TL lik krediye gereksinim duyan Mehmet’e de bu kredi bu banka tarafınca verilsin.

Artık çekilen kredi tutarı Mehmet’in mevduat hesabına yatırılmıştır. Bu anlama gelir ki Mehmet’in mevduat hesabında da 800 TL bulunuyor ve banka bu mevduat için de TCMB’ye %20 oranında bir mecburi karşılık yatırmak zorundadır.

Karşılık yatırıldıktan sonrasında bankanın elinde bulunan gerçek miktar (800×0,2=160),(800-160=) 640 TL’dir. Bu sarmal,ana paranın mecburi karşılık oranı tarafınca emilmesine kadar devam eder. Dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan mevzu şudur;bu işlemler sonucu Cenk’in 1000 TL si ve bununla beraber Mehmet’in de 800 TL’si bulunmaktadır. Doğrusu toplamdaki para miktarı 1800 TL olmaktadır.

Olmasına bulunuyor fakat banka bu işlemleri gerçekleştirirken yalnız Cenk’in 1000 TL si ile gerçekleştiriyor. Elde 1000 TL varken kredi mekanizması aracılığı ile yaratılan ve ana paranın mecburi karşılık oranı tarafınca emilmesine kadar sürdürülebilecek bu süreç sonunda varmış şeklinde görünen para, ‘Kaydi Para’dan başka bir şey değildir.

Bu sürecin nereye kadar devam edeceğini bir formül yardımıyla desteklemek gerekirse ve A: Anapara  R:Mecburi Karşılık Oranı olarak tanımlayacak olursak formül; [(1/R)xA]  şeklindedir. Formül bizlere mevduat hesabına yatırılan ana para miktarı ile en fazla ne kadar ‘kaydi para’ banka tarafınca yaratılabilir sorusunun yanıtını vermektedir.

A=1000 R=0,2 iken [(1/0,2)x1000]=5000 TL , kısaca bu bahsi geçen banka Cenk’in 1000 TL si temelli ve kredi mekanizması aracılığı ile ek olarak 4000TL+1000TL parayı piyasaya sürebilmektedir. Arada oluşan 4000TL’lik fark ise ‘kaydi para’ olarak nitelendirilir.

Kaydi para yaratma mekanizmasının 2 türü daha vardır ki onlar da çek ve senet yolları ile gerçekleştirilmektedir.

Çek yazmak için herhangi bir bankada mevduat hesabınızın bulunması gerektiğinden dolayı ve bir nevi kredi mekanizması ile aynı bir sistemin işleyeceğinden dolayı yine yazmayacağım. Taraflar arası senet imzalama yolu ile kaydi para yaratma süreci de oldukça benzer bir halde işlemektedir. Mesela 500TL lik bir tv alacaksınız fakat yeteri kadar paranız yok.

Satıcı şirket ile senet imzalayarak kısaca ileri bir tarihte bahsi geçen senetin üstünde yazılı olan para miktarını ödeme sözü vererek ve bunu imzanız yolu ile temin ederek televizyonu alıp evinize getirebilirsiniz.

Vergi usul kanunu gereği senetlerin ciro edilebilmesi yöntemiyle mesela tv satıcısı senedi ciro edip kısaca senedin üstünde yazılı kıymet karşılığında herhangi bir başka mal satın alması ve bunun için de sattığı tv karşılığı almış olduğu senedi,satın almış olduğu malın satıcısına,artık onun,bahsi geçen senedi öğrenim etmesi olanağını tanıyıp senedi eline vermesi şeklinde de kaydi para yaratılabilir.

Aslına bakarsak ortada para yokken imza karşılığı,kısaca ödeme temini yöntemiyle da birçok satın alma işlemi gerçekleştirilebilir.

İşte bu ortada para yokken gerçekleşen satın alma süreçleri içinde dolaşan ‘tek senet’ te kaydi para niteliği taşımaktadır.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CLOSE
CLOSE