Lütfi Kırdar Kurultay ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen “IFTV – Internasyonal İstanbul Film ve Tv Forum ve Fuarı”nın öğleden sonraki oturumunda “Diriliş Ertuğrul” dizisinin yapımcı ve senaristi Mehmet Bozdağ‘la dizinin oyuncularından Cengiz Coşkun konuşmacı olarak yer aldı.

Dr. Abdurrahman Çelik’in oturum başkanlığını yapmış olduğu etkinlikte konuşan Bozdağ, TRT 1’de gösterilen dizinin TRT Genel Müdürü İbrahim Eren’in öncülüğünde hayata geçtiğini söylemiş oldu.

Bozdağ, diziden ilkin gene 13. yüzyılda geçen bir belgesel yaptıklarını belirterek, o belgeseli çekerken bir filmin iyi mi yapılacağını, yanlış yapa yapa gördüğünü dile getirdi.

Türkiye’de beyaz perde endüstrisinin tam olarak oluşmadığına işaret eden Bozdağ, “Hikayeye başlarken benim gördüğüm bir sorun vardı Türkiye’de. Yönetmen, sanat yönetmeni ve kostüm tasarımcılarının her biri zihinlerinde değişik bir dünya kuruyor. Tarihimizde görsel araç-gereç oldukca azca olduğundan 13. yüzyılda bir çadırda yaşamın iyi mi devam ettiğini bilmiyorduk. Çadır formlarını, deri zırhları, kostümlerin iyi mi olmasıyla ilgili elde görsel bir araç-gereç yoktu. Bu mevzuda uzman olan Moğolistanlı illüstratör Gambat’ı Türkiye’ye çağrı ettim. Yedi gün süresince yazdığım öykü ve hayalimdeki görsel dünyayla ilgili fotoğraf yapmış oldu.” diye konuştu.

Bozdağ, ortalama 9 ay ön hazırlık yaptıklarına dikkati çekerek, çadırları Aydın Didim’de hususi olarak yaptırıp dizi için oba kurduklarını ve ilk kısmı 40 günde çektiklerini kaydetti.

İlk başta işin bu kadar büyüyeceğini tahmin etmediğini aktaran Bozdağ, şunları söylemiş oldu:

“Dizide aşk hikayesi olmadığını söyleyenler de oldu. Bence dizide oldukca güzel bir aşk hikayesi var. El ele tutuşmanın haricinde herhangi bir şey yapmadıklarını söylediler. Bir de bu şekilde dramasal kurallar vardır. Diriliş Ertuğrul, en büyük başarıyı o kuralları yıkarak göstermiş oldu. Bizim uygarlık coğrafyamızda aşk iyi mi olması gerekiyorsa, dizide de o şekilde yansıtılıyor.”

Mehmet Bozdağ, Diriliş Ertuğrul’un dünyada 1,5 milyara yakın seyircisi olduğu değerlendirmesini yaparak, Çeçenistan’da sporcuların müsabakaya “Diriliş” müziğiyle çıktığını ve dizi üstüne değişik ülkelerde tezler yazıldığını bildirdi.

Türk dizilerinin dünyada büyük işlere imza attığını vurgulayan yapımcı, “Bu dizinin niçin bu kadar sevildiğini düşünüyorum. İslam dünyasında maalesef inandıkları değerler sisteminde bugüne dek bu çapta bir takım yapılmadı ya da ‘Davet’ filmi yapılıp orada bırakıldı. İnsanlarda müthiş bir özlem biriktirmiş bu mevzu.” ifadelerini kullandı.

Dizilerin bazen 2 saati geçen sürelerine değinen Bozdağ, şunları söylemiş oldu:

“Bu kadar uzun dizileri yapmayı sadece Türkler başarabilir fakat bu, bir-iki yıl sonrasında dünyada elde ettiğimiz başarıyı gölgeleyecek. Zira artık yavaş yavaş format ithal etmeye başladık. 120 dakikalık diziyi senarist iyi mi yazacak, yönetmen iyi mi çekecek? Bunun hızlıca iyileşmesi gerekiyor. İnternetle birlikte dünya dizilerine ulaşmak oldukca daha kolay. İyi bir bütçe ve zamanlamayla 45 dakika dizi çekiyorlar. ‘Sen niçin çekemiyorsun?’ diyorlar. Diziyi bir haftada çekmek zorunda olduğunuz için 120 dakikalık diziyi yetiştirmesi kolay olmuyor fakat 45, 60, 90 dakikalık sürelerimiz olsa, bu bütçelerle ‘Vikingler’den, ‘Game of Thrones’tan daha iyi projeler çıkaracak gücümüz var. Bunu sektördeki tüm yapımcılar adına söylüyorum.”

Bozdağ, Türkiye’de reklam fiyatlarının düşük olmasının dizi sürelerinin uzamasında etkili olduğu yorumunu yaparak, yapımcıların da kendi sektörüne yatırım yapmadığını, bunun da bir birikimin oluşmasını engellediğini söyledi.

Malazgirt Zaferi ve Mevlana’yla ilgili iki film projesi üstünde çalışmış oldukları bilgisini veren Bozdağ, bunların yanı sıra haftaya çekimlerine başlanacak Kut’ül Amare dizisi için Türkiye’nin en büyük platolarından birini kurduklarını söylemiş oldu.

Dizide “Turgut Alp” karakterini canlandıran Cengiz Coşkun da dönem dizisinde oynamanın zor fakat keyifli bulunduğunu beyan etti.

Oyunculuğun bununla beraber büyük bir mesuliyet bulunduğunu aktaran Coşkun, Diriliş Ertuğrul’un tv sektöründe yeni bir sayfa açtığını belirtti.

Coşkun, dizide anlatılan 700 yıl önceki olayların bugün yaşananlarla aynı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Şu andaki jeopolitik vakalar, sosyolojik faktörler oldukca benziyor. Geniş bir açıdan bakmış olduğunuzda bugün değişik olarak yalnız teknoloji var. Ben oyunculuğa başladığımdan beri niçin bu şekilde işler yapılmadığını sorardım. Kendimizden hikayeler halletmeye kimse cesaret etmedi. Kendi kendime hayıflanıp, ‘Olsa da keşke oynasam, hatta imkanım olsa ben yapsam’ derdim. Mehmet Bey buna cesaret etti ve elini taşın altına koydu.”

Kaynak: AA

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CLOSE
CLOSE